26 Kasım 2010 Cuma

bitkilerle karaciğer hastalıkları tedavisi – karaciğere iyi gelen bitkiler – karaciğer için herbal ilaçlar

bitkilerle karaciğer hastalıkları tedavisi – karaciğere iyi gelen bitkiler – karaciğer için herbal ilaçlar
Karaciğerin bir çok görevi vardır. vücudumuz için önemli bir organdır ve korumak gerekir. bazı görevleri şunlardır:
* Vücuda giren her türlü kimyasal ve gıda maddelerinin, fazlalık olan hormonların bertaraf edilmesi.
* Petrol ürünleri, gıda katkıları, çözücüler
* Antikor yapımı, kompleman yapımı, vitamin depolanması,
* Kan şekeri düzenlenmesi,
* Pıhtılaşma faktörlerinin yapılması
Belli başlı karaciğer fonksiyonları arasındadır. Karaciğer rahatsızlığı çok kolayca gözden kaçabilir. Çünkü yakınmaların birçoğu karaciğer için en son düşünülecek şeylerdir. Başarısı, asabiyet, halsizlik, ağrılar, hazımsızlık, şişkinlik, kabızlık, hormonal bozukluklar, PMS ve adet düzensizlikleri sadece bir kaç örnektir.
Siroz karaciğerinde, yapısal değişikler olmaktadır. Bu yüzden, karaciğer içerisinden daha az kan geçmektedir. Karaciğere gelerek bertaraf edilmesi gereken toksik maddeleri taşıyan kan karaciğer dışına yöneldiğinden dolayı bu toksinler direkt kana karışmaktadır.
İyi haber, karaciğerde siroz gelişse dahi, karaciğer büyük oranda kendini yenileme yeteneğine sahiptir. Başka bir iyi haber ise, bitkileri buna yardım eder. Almanya ve Amerika da yapılan bilimsel çalışmalar ile karaciğere faydası olduğu gösterilen bitkiler şunlardır:
* dandelion, (hindiba otu, karahindiba otu, siğil otu)
* burdock, (dulavratotu)
* chamomile, sarı papatya, öküz gözü
* licorice (meyankökü)
* milk thistle (Boğa dikeni veya Meryemana dikeni)
* ginger (zencefil)
* garlic (sarımsak)
* fennel (rezene, padişah otu) – alkole bağlı karaciğer hasarını azaltmada etkilidir.
* Archoke (enginar)
* rosamary (Biberiye)
* üzüm yaprağı
Bu bitkiler karaciğere olan hasarı iyileştirebilir ve daha ileri yıkımlardan koruyabilir. Bilimsel çalışmalarda bu bitkileri kullanan kişilerde özellikle sindirim problemleri bir iki hafta içerisinde geçmeye başlamış yine bir iki hafta içerisinde, kişiler kendilerini iyi hissetmiş ve iştahları artmıştır. Bilimsel araştırmalar esnasında, en etkileyici olanlar, milk thistle (Boğa dikeni veya Meryemana dikeni) ile yapılanlardır. Bu bitki içerisindeki slymarin ve flavanoidler karaciğerin hasarlarında koruyucu bulunmuştur. Özellikle flavanoidler, antioksidan etkileri sayesinde karaciğer hasarın engellemektedir. Flavanoidler, antioksidan etki açısından, vitamin E den daha güçlüdür. Zencefil ve sarımsak da aynı şekilde güçlü antioksidan etkiye sahiptir.
Karaciğerin fonksiyonlarını düzeltici etkisi olan flavanoidler, biberiye ve üzüm yapraklarında da bulunur. Tüm bu bitkiler, karaciğeri korudukları gibi, karaciğerce salgılanan faydalı enzimlerin yapımını kolaylaştırmakta ve böylece karaciğer görevlerine daha iyi yapabilmektedir.
Antioksidanların karaciğeri koruduğu en önemli nokta ağır metallere karşıdır. Hem çevremizden, hem gıdalardan oldukça yoğun bir şekilde ağır metallere maruz kalmaktayız. Amerikada yılda 600 000 ton kurşun atmosfere yayılmaktadır. Teneke kutularda kurşun, sigarada kurşun ve kadmiyum, diş dolgularında ve kozmetiklerde civa, antasitlerde aliminyum hayatımıza girmiştir. Araştırmalarda milk thistle (Boğa dikeni veya Meryemana dikeni) tüm bu ağır metallere karşı karaciğeri koruduğu gösterilmiştir.
Milk thistle (Boğa dikeni veya Meryemana dikeni), ilaç olarak bulunabildiği gibi, yemeklere veya çorbalarıda katılarak kullanılabilir. Bunun tozun oluşturmak için, tohumları satın alınır, bir kahve döveceğinde dövülür.
Thistle familyasından, diğer bir madde, artichoke (enginar) dur. Avrupalı doktorlar sıklıkla hastalarına artichoke ekstrakları reçete ederler. enginarPolonyada yapılan bir çalışmada, carbon disülfid in dumanına maruz kalan işçiler, iki yılın boyunca artichoke (enginar) ekstraktı almışlardır. Bu işçilerin iki yıl sonunda oldukça iyi korunduğu görülmüştür. artichoke, ayrıca karaciğerde safra stazını azaltmaktadır. Buda enginarın karaciğeri korumasındaki başka bir faktördür. Bu etkisi nedeniyle enginar ayrıca akut hepatitte de kullanılmaktadır.
Meyan kökü, karaciğere toksik olan maddeleri nötralize eder. İlk defa çiniler kullanmıştır. Meyan kökünden elde edilen glycyrrhizin maddesi hepatitte oldukça etkili bulunmuştur. Bu madde en az 3 bilimsel dergide yayınlanmıştır. Bu madde vücutta intereferonu artırmaktadır. İnterferon bilindiği gibi hepatitte tedavide kullanılmaktadır.
çin 21 bitkisi, shizandra ve bupleurum da karaciğer toksinlerini nötralize eder.Shizandra, Çinde yapılan araştırmalar sonunda yakın zamanda ilaç haline getirilmiştir. Çalışmalarda hepatit b yi bir ay içerisinde azalttığı gösterilmiştir.
Bupleurum bitkiselde Japonyada özellikle araştırmalara konu olmaktadır.
Uzak Doğu aktarlarında karaciğer tedavisi için kullanılan birçok bitki mevcuttur. Bunlardan, zencefil, hintsafranı veya zerdeçal sarısı, kakule veya hemame, Sinirliot veya Karnıyarık otu, ginseng (özellikle kırmızı ginseng), Japon ukon bitkisi, reishi mantarı karaciğeri koruduğu gösterilenlerdendir.
Zencefilin ekstra bir faydası daha vardır. Diğer bitkisel ilaçların, karaciğerde yıkılmasını engeller ve kanda daha uzun süre kalmasını sağlar.
zerdeçal sarısı, curry olarak bilinen acılı hint baharatına sarı rengi verir. Birçok yer bitkisinin karışımı olan bu maddede yine sağlıklıdır.
Başka bir Hint bitkisi tamalakidir. Karaciğer hasarını azaltmada etkilidir. Yapılan bir çalışmada, tamalaki, hepatit b virüs sayısının azaltmasada, karaciğer kanseri gelişimini engellemiştir.
Alkolün karaciğere hasarını azaltmak için kullanılabilen bitkiler ise sunlardır:
* ginseng
* evening primrose (farekulağı veya yaban çuhaçiçeği.)
* black currant seeds (frenk üzümü veya kuşüzüm.)
* borage (hodan)
Son üç bitki de bulunan esat etken madde Gamma linoleic acid (GLA) dir. GLA, alkolden zarar görmüş karaciğer bu hücrelerinin yenilenmesine de yardımcı olur. Bir çok herbalist, rezene, padişah otunun alkolün etkilerini azalttığını kabul eder.
Örnek Karaciğer koruyucu çay
Herbiri 1 çay kaşığı hindiba kökü, boğa dikeni kökü ve kavrulmuş frenk salatası kökü APnin ön
Her biri, ½ yarım çay kaşığı, saparna kökü, meyan kökü kökü ve zencefil sap kökü
1 Litre su
Bu içeriği bir tencerede kısık ateşte üç-dört dakika kaynatın, daha sonra ateşi kesip, on beş dakika demlenmesine müsaade edin. Hazırladığınız bu çaydan günde 1 fincan içiniz.
Doç.Dr. Yusuf AKCAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder